Kontakt Lensler
Göz hekimi bir hastanın hangi kontakt lensi kullanacağına karar verirken hem hastaya ait faktörleri hem de lense ait özellikleri birleştirerek uygun bir lens önerir. Göz yüzeyinin yapısı hastanın kontakt lens kullanıp kullanamayacağı ve hangi lensi kullanabileceği konusunda belirleyici faktörlerden ilkidir. Bu başlıkta kornea şekli, eğrilik yarıçapı, kornea periferindeki damarlanma durumu ile göz yüzeyini ve kapakların iç yüzünü örten zarın(konjonktiva) yapısı ve içerdiği damar miktarı değerlendirilir. İkinci faktör gözyaşı fonksiyonlarıdır; gözyaşı salgısı miktarı, yoğunluğu, gözyaşı katmanlarının yayılım özellikleri değerlendirilir. Üçüncü önemli faktör kapak yapısı ve göz kırpma sıklığıdır. Yetersiz kırpma sıklığı tek başına başarısız kontakt lens kullanımı nedeni olabilir. Hastanın yaşadığı ve çalıştığı fiziksel koşullar, günlük aktivitelerinin çeşitliliği, seyahat sıklığı, kullandığı ilaçlar da sorulup değerlendirildikten sonra uygun kontakt lens seçimi yapılır. Kontakt lenslerin çap, eğrilik yarıçapı, materyal özellikleri(su içeriği, kaplama özellikleri vb),ıslanma açısı, kalınlığı, kenar yapısı gibi pek çok özelliği hastaya ait özelliklerle birleştirilerek hasta için uygun bir lens belirlenir
Kontakt lensler birer tıbbi cihazdır ve ülkemiz yasalarına göre tıbbi cihazların yalnızca hekim önerisiyle kullanılması gereklidir.
Kontakt lens reçetesi nedir?
Kontakt lensler göz hekimi tarafından reçete edilmeli ve bunları satmaya yetkili optik mağazalarından satın alınmalıdırlar. Kontakt lens reçetesinde gözlük reçetesinde yer alan mercek numaralarına ek olarak, lensin çapı, eğrilik yarıçapı, materyali ve kullanım şeması yer alır. Bu özellikler içinde en önemlisi materyaldir. Kontakt lens kullanan hastalar göz hekiminin farklı bir önerisi olmadıkça yılda bir kez hekim tarafından lens kullanımına bağlı oluşabilecek problemler açısından değerlendirilmelidir.
Optik Özelliklerine Göre Kontakt Lensler
Sferik kontakt lensler
Dünyada en yaygın olarak kullanılan kontakt lensler sferik yumuşak kontakt lenslerdir. Myopi ve hipermetropiyi düzeltmede kullanılırlar ve kronolojik olarak da yumuşak lensler arasında en erken kullanılmaya başlamış olan lensler bu lenslerdir. Renkli lensler, sporcu lensleri(filtre içeren lensler) ve kromagen lensler de sferik lenslerdir. Kullanım şemaları çoğu kez planlı değişim ve günlük kullan-at şeklinde olsa da, daha nadir durumlarda 3 aylık ve yıllık kullanıma uygun lenslere de başvurulabilir. Bu lensler astigmatik lenslerden farklı olarak gözde dönebilirler ve bu görmeyi etkilemez. Multifokal lenslerden farklı olarak merkezileşmelerinin hafifçe bozulması da görmeyi değiştirmez. Bir başka deyişle optik olarak aktif oldukça geniş bir santral alana sahiptirler.
Sferik olanlar dışındaki kontakt lensler özellikli kontakt lensler olarak bilinirler. Bu grupta astigmatik(torik),multifokal, torik-multifokal ve renkli kontakt lensler ile, renk körlüğü hastalarında kullanılan kromajen lensler sayılabilir. Bu lenslerde gerek dizayn, gerek materyal olarak her geçen gün önemli gelişmeler kaydedilmekte, böylece hasta spektrumu giderek genişlemektedir.
Astigmatik (Torik) kontakt lensler
Astigmatizmayı düzelten merceklerin, astigmatizma hangi aksta ise o aksa yerleştirilmesi ve o aksta sabit kalması gerekmektedir. Astigmatik akslar 1 ile 180 derece arasında işaretlenirler ve kontakt lens reçetelerinde bu şekilde belirtilirler. Kırma kusuru olan hastaların %45inde astigmat vardır. Bulunduğu aksa göre değişmekle birlikte, kabaca 0.75 dioptrinin altındaki astigmatların sferik kontakt lenslerle yeterli görmeye sahip olabileceğini söylemek mümkündür. 1.0 dioptri ve üzerinde astigmat sıklığı ise yaklaşık %20 dolaylarındadır. Bu grup hasta astigmatik kontakt lenslerden yarar görecek hasta grubudur.
Astigmatik kontakt lensler lensin gözde dönmesini engelleyen stabilizasyon(hareketsizleştirme) sistemi sayesinde gözde sabit kalırlar. Torik lensler lens üzerinde iki farklı güce sahiptirler ve bu güçlerin sadece bizim istediğimiz açılarda bulunması, yer değiştirmemesi hayati önem taşır. Lensi hareketsiz kılmak için kullanılan yöntemler arasında alt kenarından bir bölümünün kesilerek çıkarılması, lensin alt kısmına ağırlık eklenmesi(hacıyatmaz prensibiyle),kapak altında kalan lens kısımlarının inceltilmesi gibi teknikler sayılabilir. Bu tekniklerin tümünde amaç, lensin göze takıldıktan sonra mümkün olduğunca hızlı bir şekilde, silindirik gücün daha önceden kontakt lens reçetesinde ve lens ambalajında belirtilmiş aksa gelece şekilde sabitlenmesidir. Bu sürenin 2-3 dakikadan daha uzun olması istenmez.
Multifokal kontakt lensler
Yakın görme bozukluğu olan presbiopi, 40 lı yaşların ortalarında hemen tüm insanları etkiler. Özellikle entellektüel faaliyetleri yoğun olan kişilerde yakınmalar daha belirgindir. Presbiopi tek başına olsun, diğer sferik kırma kusurlarına eşlik ediyor olsun, multifokal kontakt lenslerle başarıyla düzeltilebilir. En önemli ön şart, diğer kontakt lens uygulamalarında da olduğu gibi, iyi bir gözyaşı fonksiyonudur. Daha önce kontakt lens kullanan hastalar presbiop yaşa geldiklerinde bu lenslere geçilebilmekte ve adaptasyon kolay olmaktadır. Multifokal kontakt lenslerin yakın ilavesi hastanın yaşına göre ayarlanır ve günümüzde geniş bir aralıkta seçebildiğimiz yakın addisyonlarla presbiopinin neredeyse 60 yaşına kadar düzeltilmesi mümkün olmaktadır. Multifokal gözlük camlarına göre orta mesafede görme konforu daha azdır. Ancak lensin merkezi bölgesinin yakın ya da uzak için seçilmesi, iki gözde farklı dizaynların ve yakın ilavelerinin kombinlenmesi ve zaman zaman kişiye özel lens üretimi ile orta mesafe ile ilgili bu dezavantaj ortadan kaldırılabilir. Tüm bu ince ayarlar hastanın görsel faaliyetlerine göre belirlenir ve lensler ona göre reçete edilir. Bu lenslerin uygulaması hem hekimin çok deneyimli olmasını gerektirir; hem de adaptasyon süresi uzun olduğundan hastanın daha sabırlı olması beklenir. Çok sayıda alternatiften, bazen birkaç tanesi ard arda 1-2 hafta denenerek her mesafede mükemmel görüşe ulaşılmaya çalışılır.